Hiç Bilmediğiniz Bir Şehirde Yabancı Olarak Dolaşın

0

İnsanız, birbirlerine muhtaç, birbirlerinden aciz insanlarız. Ekmek yapmasını bilmiyorsak, ekmek yapan birine muhtaç, yol bilmiyorsak yolu bilen birisine muhtacız. Sevmesini bilmiyorsakta, seven birine.

Hepimizin aklından geçer bazen, hiç tanımadığımız bir yere çekip gitmek. Bunu kimimiz geride bıraktıklarından kaçmak için yapar, kimimiz de gelecekte karşılaşmak istemediklerinden.

şehirde yabancı olmakÖlmeden önce hiç bilmediğiniz bir şehirde, yabancı olarak dolaşın. Bir gün de olsa, geri dönmek şartıyla kaçın. Kaçtığınız şey ‘koca’ veya ‘karı’ değil, sadece nefsiniz olsun. Geride kalanlar anneniz, babanız, evlatlarınız değil, bitmek bilmeyen dünya sevdası ve egolarınız olsun. Öyle bir kaçın ki, duvar gibi etrafınızı çevreleyen egolarınız, sizi bir daha hapsetmesin.

İnsan hep güvende olmak ister. Çalışırken yaptırılan SSK, evin sigortası, arabanın sigortası… Hatta hayat’ın bile sigortası var, kim veriyorsa helal olsun. Güven duygusu bu kadar hassas bizde. Hep yaslanacak bir omuz, zorda kalındığında tutacak bir dal ararız.

Hiç tanımadığınız, bilmediğiniz bir şehirdeyken, güvende olmazsınız. Caddeleri, sokakları bilmediğiniz için korkar, kaybolma endişesi taşırsınız. Tıpkı bilmediğimiz bir Dünya’ya gelip, kaybolduğumuz gibi.  Köşedeki bakkala girip, “Selamün aleyküm, Ahmet Abi” diyemeyiz. Sûretini bilmediğimiz, tanımadığımız adam, bize keskin keskin bakar ve yabancı olduğumuzu anlar.  İşte bu dünyaya yabancı olduğumuzu o zaman anlarız.

Oluşturduğumuz küçük dünyaların içinde ömürlerimiz tükenip gidiyor. Üstelik yanımızdakinin dünyasından bile haberimiz olmadan göçüp gidiyoruz. Rahatımızı, güvenle uyuduğumuz evlerimizi, arkamızda duran dostlarımızı, hatta cebimizdeki telefonlarımızı bir günlüğüne bile olsa geride bırakabiliyor muyuz ?  Tıpkı, dünyadan göçerken yanımıza alamayacaklarıımızı, o gün de yanımıza alamadan 1 gün bile geçirebiliyor muyuz ? Döndüğümüzdeki farkı görebiliyor muyuz ?

“Muhtaçız” diye bildiğimiz bazı şeylere aslında muhtaç olmadığımızı görebiliyor muyuz ? Ölmeden önce, dünyada bir gün bile olsa, yabancı bir misafir olarak olarak yaşayabiliyor muyuz ?

Daha düne kadar, amerika yoktu. Yada vardı da, biz bilmiyorduk. Bilinmeyen şeyler biz  bilmeyenler için yok sayılıyor. Dünya’yı çok iyi biliyoruz. Hatta haritasını bile yaptık. Her bir tarafınını sahiplendik. Ya Mars, içinde olduğun galaksi ? Ufo gören masum köylüler, şehirliler bu dünyada, evrende, kainatta yabancı olduğunu ne çabuk unuttular.

Dünya’da doğduk, dünyada büyüdük. Ama bu ev bizim değil. Tanımadığınız bu dünya evini bir gün olsun yabancı gibi dolaşın. Döndüğümüz, geri döndüğümüz şey inşallah Rabbimiz Allah olur.

Ölmeden Önce Yapılması Gerekenler Serinin Diğer Yazıları

1 – Hiçbir Çıkarınız Olmadan Bir Kardeşinizi Sevin
2 – Hiç Tanımadığınız Birine Dua Edin
3 – Hiç Bilmediğiniz Bir Şehirde Yabancı Olarak Dolaşın 

Paylaş

“Yazar, çizer, webmaster” sloganıyla 2009’da açtığım blogumda kişisel edebi yazıların yanı sıra, webmaster, seo, dijital pazarlama, tasarım gibi konularda mesleki tecrübelerimi ve tavsiyelerimi paylaşıyorum. 7 yıldır aktif olarak firmalara ve kişilere dijital ajans hizmetleri veriyorum. Edebiyatı da seviyorum. İnanmıyorsanız bakın.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

*