Ya ßir Ömür, Ya ßir Özür Vereceklisin!

1

bir özür vereceklisin

Buradayım, hep aynı yerde. Sonbaharda yaprak döken ağaçların dibinde. Kuru dalların gölgesinde. Yuvasını bırakıp giden o göçmen kuşun yuvasını sahiplenmişçesine buradayım.

Sarardı yapraklar soldu, karardı ciğerim soldu. Koca bir orman, koca bir sonbahar sanki benim oldu. Dolaştım kuru yapraklara basa basa. Geçtiğim yollara ciğerimden bir parça asa asa. Kuru dalları kıra kıra, ulu dağları sıra sıra geçerek geldim. Buradayım.

Dağ gibi bir yüreğin  gözünden akan tuzlu suları içerek geldim. Alışkın dilim tuza, yanmaya. Tepelerden gelen tatlı suya.

Rüzgara aşina kulaklarım, ki be öyle büyük fırtınalardan çıkmışım. Savurup savurup getiren, getirdiği gibi götüren kokundan bile bıkmışım.

Kalemim kök boyası, kömür karası. Gönüller arası mesefe, sanki şehirler arası. Yoktur tabi, gönlü olmayanın gönül yarası.

Buradayım ben, hep aynı yerde. Bedeninde kırık bir gönülle. Cebinde kırık bir resimle. Kırıla kırıla her seferinde daha da yeşeren kuru bir dal parçası gibi. Yeşere yeşere geldim beşer’e. Kuru dallarım kalem, kalemimi açan bir beşer oldu. 

Yeşerdim, ben de beşerdim. Koca bir çınar mıydım ? Bir küçük kalbe de sığardım, sadece birazcık ağırdım.

Ben burdayım, hep aynı yerde. Ya sen nerdesin ? Ya bir ömür, ya bir özür vereceklisin ! 

 

Dipnot : Ömür ßir’azcık ağır gelmiş, özür verildi 🙂

Paylaş
"Yazar, çizer, webmaster" sloganıyla 2009'da açtığım blogumda kişisel edebi yazıların yanı sıra, webmaster, seo, dijital pazarlama, tasarım gibi konularda mesleki tecrübelerimi ve tavsiyelerimi paylaşıyorum. 7 yıldır aktif olarak firmalara ve kişilere dijital ajans hizmetleri veriyorum. Edebiyatı da seviyorum. İnanmıyorsanız bakın.

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

*