Kıymetsiz Suretler

Çocukken gökyüzüne bakardım uzun temmuz  geceleri. Öyle beton evlerden değil, tavanı gökkube olan evlerden. Öyle genişti ki aklım almazdı. İki gözüm yetmezdi bakmaya, arşı ala’ya. Ellerimi uzatsam sanki dokunacak gibi olurdum, o gecenin siyah-mavi rengine.

Kap kara gece, inci boncuklarla bezenmiş, ortasına da en güzel parçası konmuş bir mücevher gibiydi.

Benim gökyüzümdü, benim hayallerimdi. Kıymetli göğü’mü, kıymetsiz yüzlere takdım. Ay gibi parlayan yüzler, gece bile görülen siyahlar oldu. Her ay bir bir eksildi. Yılda bir geldi, 11 ay sanki yetimdi.

 

Büyüdüm, göğüm hala kıymetli,

Ayda bir dolunaya, yirmidokuz göğe asık yüzüm.

Zor oluyor uzun geceler, yazlar, hele de güzün.

Lakin, sahibini öğrendikten sonra yerin göğün,

Değişti yerim-göğüm, yönüm.

 

Kıymetli gökyüzü, inci gibi yıldızlar, ay parçası gibi dolunay hala semâda.

Gökten alıp incilerini, kıymetsiz suretlere dizen aciz kullarını Affet Allah’ım.

Kıymetsiz Suretler

Kıymetsiz Suretler İçin Yorumunu Yaz

den
Please enter your comment!
Please enter your name here

*