Siyah Mürekkebim…

Öyle bir kalem var ki elimde, yüreği sıktıkça akıyor mürekkebi.
Doldukça kaleme,  kağıt arıyor yazacak bulamıyor,
Bulamıyor çünkü hangi kağıt dayanabilir  ki  bu kadar ağır harflere,  koyu cümlelere…
Yazamıyorum  titriyor sol elim ,    söyleyemiyorum tutuluyor dilim…

Koyu, çok koyu. Siyah, siyahtan daha da siyah. Gece gibi.
Geceyi karartan siyah bulutlar gibi, beni de karartıyor siyah umutlar.
Siyah yazıyorum, siyah düşünüyorum, çünkü sen mürekkebimi siyaha boyuyorsun.
Bembeyaz sayfalarım da kirleniyor, ellerim hep mürekkep oluyor.

Elimi yüzüme sürüyorum, mürekkebin terime karışsın diye,
Gözümü kapatıyorum, belki gelip terimi  silersin diye,
Ama en çokta ne zoruma gidiyor biliyor musun ?
Acı mürekkep, tuzlu terle buluşuyor da, bi tek biz buluşamıyoruz.

İçimde öyle şeyler var, yazamadığım, anlatamadığım.
Yerin yedi kat altındaki cehennem çukurları kadar derin,
Yedi kat semada, altından ırmaklar akan cennet kadar serin.
Biliyorsun artık,  bu cennette  cehennemde senin.

Siyah Mürekkebim…

Siyah Mürekkebim… İçin Yorumunu Yaz

den
Please enter your comment!
Please enter your name here

*